Can Berk Ergün ile “Ne Olur” Üzerine: Vazgeçişin ve Empatinin Anatomisi

Müzikal yolculuğunun henüz başında olmasına rağmen, modern pop sound’u ile çiğ vokalleri harmanlayarak dikkatleri üzerine çeken Can Berk Ergün, yeni teklisi “Ne Olur” ile dinleyiciyi içsel bir hesaplaşmaya davet ediyor. Sanatçıyla, şarkının mutfağını, hayal dünyasındaki yansımalarını ve bir “vazgeçiş” hikayesinin nasıl evrenselleştiğini konuştuk.

Melodinin Peşinde Bir Hayal Dünyası

“Ne Olur” şarkısının ilk kıvılcımı hangi duygusal andan veya hangi sessiz hesaplaşmadan doğdu?

Bu şarkı tamamen hayal gücümden ve o melodinin bende uyandırdığı spesifik duygulardan filizlendi. Hayal dünyam geniştir; aradığım hissi genellikle orada bulabiliyorum. Süreç aslında teknik bir sırayla ilerledi: Elime gitarı aldığımda önce vokal melodisi doğdu, ardından o melodinin açtığı duygu koridorunun peşine düşerek sözleri yazdım. Zamanla parça bir bütüne dönüştü.

Buradaki hesaplaşma aslında teknik olarak şahsıma ait değil; var olduğuna inandığım birinin iç sesi. Empati kurduğum o karakterin duygularına bu şarkıyla tercüman olmayı seçtim.

Affetmek mi, Veda Etmek mi?

Şarkıda yoğun bir pişmanlık ve aşk teması hissediliyor. “Ne Olur” senin için bir “affediş” mi yoksa bir “veda” mı?

Şarkıyı katı sınırlarla kategorize etmek istemem ama benim için bu bir affediş değil, bir vazgeçiş. Affetmek, doğası gereği geri dönmeye bir alan açar; veda etmek ise kapıları tamamen kapatır. Buradaki duygu tam olarak ikisinin arasında bir yerde konumlanıyor: Sevdiğine kırılmış, artık o sevginin içinde kendi benliğini bulamayan birinin sessiz kabullenişi.

Modern Sound ve Çiğ Vokal Dengesi

Modern pop sound’u ile bu denli “çiğ” ve samimi bir vokali bir araya getirirken kurduğun o hassas dengeyi nasıl tanımlarsın?

Bu parça nezdinde önceliğim, teknik bir denge kurmaktan ziyade o saf hissi kaybetmemekti. Vokalin mümkün olduğunca gerçek ve çıplak kalmasını istedik; müzik ise sadece bu anlatıyı taşımak için var oldu. Modern sound’u bir vitrin gibi kurguluyorum; asıl hikaye her zaman vokalde gizli.

Sansürlenen Bölümler: Yayınlanmayan “C” Kısmı

“Ne Olur”u yazarken kağıda dökmekte en çok tereddüt ettiğin, seni en çok zorlayan dize hangisiydi?

Yazım sürecinde birçok farklı varyasyon denedim. Hatta şarkının daha sonra çıkardığım, hiç yayınlanmayan bir “C” bölümü vardı. Mevcut akışı fazla dramatikleştirdiği ve hikayeyi gereksiz uzattığı için o kısmı eledim. O kesit maalesef hep bir sır olarak kalacak.

Bireysellikten Evrenselliğe Uzanan Sızı

Kendi kurguladığın hikayeden çıkan bu şarkının, dinleyicide “evrensel bir hisse” dönüşeceğine inandığın o ortak nokta nedir?

Şarkı birebir yaşadığım bir anıdan çıkmasa da, anlattığı duygular hepimizin kolektif hafızasından geliyor: Geç kalmak, gerçeği çıplaklığıyla görmek ve sonunda o ağır vazgeçişi yaşamak. Hayatımızın bir noktasında mutlaka temas ettiğimiz bu hisler, şarkıyı benim için evrensel kılan temel zemin.

Stüdyoda Radikal Bir Karar: Kontrolü Bırakmak

Kayıt sürecinde şarkının o saf ruhunu korumak adına stüdyoda aldığınız en radikal karar neydi?

En radikal kararım, şarkıyı bilinçli olarak herhangi bir türe hapsolması için zorlamamak oldu. Rock müziği çok seviyorum ama sırf bu yüzden şarkıyı o yöne çekmedim. Şarkı kendini nasıl anlatmak istiyorsa, hangi atmosferde nefes alıyorsa o yönde ilerlemesine müsaade ettim. Belki sert bir müdahale gibi durmuyor ama bir sanatçı için kontrolü bilinçli olarak bırakmak oldukça radikal bir tercihtir.

“Kulaklığı çıkardığında içinde hafif bir sızı ama aynı zamanda bir kabulleniş kalsın isterim. Bir şeylerin geç kalınmış olsa bile insanın kendine dürüst olabildiği bir anın görüntüsü…”

Geleceğe İlk Adım

Can Berk Ergün diskografisinde bu şarkı, senin müzikal yolculuğunun hangi durağını temsil ediyor?

Benim için bu şarkı bir başlangıç noktası; uzun bir yolun ilk adımı. Daha ilk çalışmamda bu yolculuğun heyecanını ve potansiyelini iliklerime kadar hissettim. Yol uzun ama doğru yöne saptığımı biliyorum. Henüz yeni başlıyoruz.


Editör Notu: Can Berk Ergün’ün “Ne Olur” teklisi tüm dijital platformlarda yayında. Empatinin notalara döküldüğü bu vazgeçiş hikayesine mutlaka kulak verin.

SAYI #09 ➔